Tekel işçisinin yanındayız! Sendikalar göreve!
Tekel işçisinin bir aya yakındır sürdürdüğü kahramanca direniş, bütün işçi sınıfına, emekçilere ve aydınlara mücadele yolunu gösteriyor. Geçtiğimiz hafta yapılan referandumda bütün işçilerin neredeyse oybirliği ile “mücadeleye devam” demesi, işçilerin kararlılığını açıkça ortaya koyuyor. Şimdi sıra, işçi ve kamu emekçilerinin sendikalarında, çalışanların kitle örgütlerinde, emek yanlısı siyasi partilerde, aydınlarda, ezilenlerin kurtuluşu için mücadele eden herkestedir.
Tekel direnişinin anlamı, sadece söz konusu işçilerin haklarının tırpanlanmasına karşı bir mücadeleyle sınırlı değildir. 21 şehirde 43 işletmede çalışan on binden fazla işçinin bu sebatkâr direnişi, işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelelerinin durgunluktan kurtarılması, büyük bir atılım yapması için açılmış bir kapıdır. Onyıllardır özelleştirme, “serbest piyasa”, taşeronlaştırma, esnekleştirme ve sendikasızlaştırmanın, bugün ise ekonomik krizin mağduru olan işçi sınıfına, kamu emekçilerine ve bütün çalışanlara, haklarını almak için mücadeleyi yükseltmek bakımından büyük bir fırsat doğmuştur. Tekel işçisinin direnişi, mücadelenin genelleştirilmesi yolunda kullanılmalıdır.
Tekel’in özelleştirilmesinin doğurduğu sonuçlar, genel olarak eğitimin, özel olarak da üniversitenin adım adım ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi konusunda bir uyarı olmalıdır. Özelleştirmenin sonuçlarına karşı mücadele eden Tekel işçilerine destek vermek, aynı zamanda eğitimin, sağlığın ve diğer kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine karşı da mücadele etmek demektir.
Biz aşağıda imzası bulunanlar, toplumun yaşadığı kördüğümü olumlu bir yönde ancak sınıf mücadelesinin çözebileceği inancıyla, Tekel işçisinin direnişini destekliyor, bütün işçi sınıfını ve emekçileri kapsayacak biçimde genelleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Ayrıca, bundan sonraki adımda mutlaka sendika konfederasyonlarının mücadelenin içine boylu boyunca girmesi gerektiği kanısındayız. Başta Tekel işçilerinin sendikası Tek Gıda-İş’in mensup olduğu Türk-İş olmak üzere, bütün sendikal konfederasyonların ve çalışanların bütün örgütlerinin bir genel grev hedefini derhal önüne koyması için bu örgütlerle görüşmeler yapacağız.
Hükümetin işçi düşmanı politikası karşısında safları sıklaştırmalı, mücadeleyi genelleştirmeliyiz. Mücadelenin kıvılcımını Tekel işçisi çaktı. İstanbul itfaiye işçisi, İstanbul Esenyurt belediye işçisi, sağlık alanında çalışan taşeron işçisi, İzmir Karşıyaka’da Kent A.Ş. işçisi, Mersin’deki Eleks işçisi, işten el çektirtilen arkadaşlarına sahip çıkan demiryolu emekçisi, 25 Kasım’da greve giden bütün kamu emekçileri onlarla aynı yolda. Bütün işçi sınıfı ve emekçi kitleler bir araya gelerek, emeğin ezilmesine karşı bir büyük mücadeleye girdiği takdirde, Türkiye’nin geleceği bambaşka ufuklara açılacaktır.
Tekel Direnişi İçin Aydınlar Platformu